YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14201
KARAR NO : 2015/28815
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Muhasebeci olan katılan İ.. E..’in yanında çalışan sanığın, müşteri olan diğer katılanlara ait SGK pirim borçlarını yatırmak için kendilerinden aldığı halde yatırmayıp uhdesine geçirdiği, durumu gizlemek için de katılan M.. C..’a da fax yoluyla kurum tarafından düzenlenmiş gibi görünen belge gönderdiği somut olayda;
1- Katılan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebine ilişkin inceleme ile katılan İ.. E..’in resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebine ilişkin incelemede;
Sanığa atılı bulunan güveni kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Sosyal Güvenlik Kurumu ile sanığa atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen İ.. E..’in bu suçlar açısından kamu davasına katılma haklarının bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararlarının hükümler temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden bu suçlar yönünden mevcut temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin ve katılan İbrahim’in güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak yaptıkları temyiz istemine, katılan İ.. E..’in kendisine karşı işlenen güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına yönelik olarak yaptığı temyiz istemine, ayrıca katılan Sosyal Güvenlik Kurumunun resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik olarak yaptığı temyiz istemine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Katılan İ ’in yanında çalıştığı, katılan İ in muhasebeci olarak mükelleflerden para toplamadığı, mükelleflerden SGK prim bedellerini alarak sanığın bu bedelleri kuruma yatırmayıp kullanması eyleminde katılan İbrahim’e karşı hizmet ilişkisinden kaynaklanan bir güveni kötüye kullanma eyleminin söz konusu olmadığı, ayrıca sanığın faksladığı ileri sürülen belge aslının elde edilemediği, bu nedenle grafoloji incelemesinde imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında, yine sanığın diğer katılanlara karşı güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya kapsamında bulunan 19.01.2009 tarihli mali müşavir raporunda; katılanların prim ödemeleri için teslim ettiklerini söyledikleri paraların miktarı, herhangi bir teslim alındı belgesi ya da tahsilat ve tediye makbuzları olmadığı için tespit edilemediğinin bildirilmesi ve sanığın müştekilerden farklı tarihlerde para aldığına dair yeterli delil bulunmaması karşısında tebliğnamedeki eksik araştırmaya dayalı bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan SGK vekili, katılan İbrahim vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.