YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14217
KARAR NO : 2015/28810
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın mağdur M.. A.. adına oluşturduğu sahte kimlik bilgileriyle kendisini M.. A.. olarak tanıtıp mağdure B.. D.. ile kira sözleşmesi yaptığı ve bedelini ödemeyerek oratadan kaybolduğu somut olayda; sanığın ikrarı, tanık ve mağdur beyanları emanette yer alan sahte nüfus cüzdanı ve bunun sahteliğini doğrular kriminal rapora göre; sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair kabul ile sanığın, müşteki B Ö l ile 01.05.2008 tarihinde kira kontratı yapması ve mayıs ayına ilişkin 1250 TL kira bedeli ile 1000 TL depozito bedelini peşin ödemesi, müşteki Birsenin de hemen takip eden haziran ayında şikayetçi olması ve zararının bulunmaması gözetilerek sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine yönelik somut delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, sanığın öncesinde oluşturduğu sahte kimlik ile daha sonra kira sözleşmesi yapması karşısında zincirleme suç hükümleri gereğince 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesine istinaden arttırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 16.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.