YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14358
KARAR NO : 2014/3548
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tanık …’in yönetiminde bulunan belediye otobüsüyle seyir halindeyken sanık …’nın selektör yapıp ve korna çalarak yol istediği, belediye otobüsü sürücüsünün yol verdiği halde sanığın “Ben yol isteyince vereceksin, beni görünce arabanı kenara çekeceksin” gibi sözlerle belediye otobüsünü takip edip otobüsten inen yolcularla tartışmasının ardından, başka bir kavşakta yanında bir kaç kişi de olduğu halde belediye otobüsü sürücüsünün durmasını istedikleri, ancak şoförün otobüsü durdurmaması üzerine sanığın elindeki bijon anahtarıyla belediyeye ait aracın orta kapı camını kırarak zarar verdiği anlaşılan olayda sanığın eyleminin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına dönüştürüldüğü halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.