Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14683 E. 2015/29130 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14683
KARAR NO : 2015/29130
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın tebliğ tarihinde sanığın cezaevinde olduğu ve tebliğinde cezaevinde yapılması gerektiği halde, önceki adrese yapılan tebligat usulsüz olmakla, sanığın 23.05.2011 tarihli temyiz itirazının öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın şikayetçiye ait benzinliğe telefon ederek kendisini A firması yetkilisi olarak tanıttığı, daha sonra da kamyonla giderek mazot aldığı ve mazot fişlerini daha sonra getireceğini söyleyerek olay yerinden ayrıldığı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, gerekçeli karara başlığında 11.06.2006 olarak eksik yazılan suç tarihine, mahallinde 14.06.2006 tarihinin de ilave edilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
2-Adli emanetin 2008/41 sırasında kayıtlı suç delili niteliğinde kabul edilen belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, ayrıca TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine de karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 3.paragrafında bulunan “ve 1 günlüğü” ibaresinden sonra gelmek üzere “TCK’nın 52/2.maddesi uyarınca” ibaresinin yazılması ve 5. paragrafında bulunan “TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesi ile” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.