Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14847 E. 2015/29241 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14847
KARAR NO : 2015/29241
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

.
MAHKEMESİ : .Asliye Ceza Mahkemesi
.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan …… A.Ş ile yaptığı acente sözleşmesine istinaden, şirketin acentesi olarak faaliyet yürüten sanığın, müşterilerden tahsil ettiği ve şirket merkezine göndermesi gereken 105.935,25 TL ve 2.143,44 TL’yi şirket hesabına aktarmayarak uhdesinde tutmak suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından; sanığın, yetkilisi olduğu acente ile katılan şirketin hesapları, defter ve belgeler ile katılan şirket tarafından sunulacak sair belgelerin, konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek; sanığın savunmasındaki hususların da araştırılıp dikkate alınarak, hangi poliçeler için ne kadar para tahsil edilip katılan şirkete intikal ettirilmediğinin, sözleşmede belirlenen sürelerle iade edilmeme sürelerinin makul süreyi aşıp aşmadığının kesin surette saptanması ve toplanan deliler bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.