Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1487 E. 2014/16632 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1487
KARAR NO : 2014/16632
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, çalıştığı işyerinin kira bedeli olan 1.200,00 TL’yi bankaya yatırmak için sıra bekleyen şikayetçinin yanına giderek sohbet etmeye başladığı, güven telkin etmek amacıyla şikayetçinin çalıştığı işyerinin taşıdığından ve patronundan bahsettiği, bankada ne işi olduğunu sorup, üst katta tanıdığı bir görevli olduğunu, parasını sıra beklemeden yatırabileceğini söylediği, ardından şikayetçinin çalıştığı işyerinden iki adet cep telefonu satın almak istediğini söyleyip İngiliz Sterlin’i diye 1000 Brezilya Cruzado’su verdiği, şikayetçiye parayı bozdurup gelene kadar onun yerine sırada bekleyeceğini söyleyerek, elindeki 1.200,00 TL’yi aldığı, şikayetçinin kabul etmemesi üzerine kendisine 2.000,00 TL değerinde döviz verdiğini, 1.200,00 TL için mi güvensizlik ettiğini sorup onu ikna ettiği, şikayetçinin döviz bürosuna gittiğinde elindeki paraların tedavül değerinin düşük olduğunu öğrenip bankaya döndüğü, sanığın orada olmadığını gördüğü somut olayda; şikayetçinin beyanı, ele geçirilen Brezilya paraları, sanığın çelişkili savunmaları, bankaya ait güvenlik kameralarına ait CD izleme tutanağı içeriğine göre dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hükmolunan 20 gün adli para cezasının TCK’nın 52/2 maddesi gereğince paraya çevrilmesi sırasında 20 gün yerine 5 gün adli para cezasının günlüğü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrileceğinin belirtilmesine rağmen doğru olarak 400,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi karşısında yapılan maddi hatanın sonuca etkili olmadığı gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, TCK’nın 53/1-c maddesindeki velayet, vesayet, kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıvermeye kadar süreceği, alt soyu haricinde kalanlar yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği ayırımı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüme “53.maddenin 3. fıkrası uyarınca 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.