YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14907
KARAR NO : 2013/13380
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı kamyon ile katılan firmadan …’e götürmek üzere 16.300 kg nohut aldığı, sanığın kendisine yapmış olduğu mesleği gereği belli bir yere götürülmek üzere teslim edilen nohutları …’e götürmeyerek …’ya getirdiği ve burada nohutun kendisine ait olduğunu söyleyerek sanık …’den bunların satışına yardımcı olmasını istediği, sanık …’in de toptancılar çarşısında bakliyat alım satım işiyle uğraşan ve borsada da işlem yapan sanık …’a götürdüğü, yapılan pazarlık sonucunda sanık …’in kilosu 0,945’TL den toplam 15.095,43 TL’ye nohutu satın aldığı, suç tarihi itibarıyla nohutun resmi borsa fiyatının 1,11-1,33 TL arasında değiştiği, ancak tanık beyanlarına göre, pazarlık usulü yapılan satışlarda fiyatın borsa fiyatlarının altında veya üstünde de belirlenebileceği, sanık …’in 0,945 olarak aldığı kilo fiyatının borsa fiyatının çok az altında kaldığı, bu nedenle sanık …’in nohutu aldığı fiyatın suç kastıyla hareket ettiğini göstermeye yeterli olmadığı, iyi niyetli olarak suç eşyası olduğunu bilmeden aldığının kabulü gerektiği, yine sanık …’un da savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar … ve …’in atılı suçlardan beraatine, sanık …’in ise, kendisine teslim edilen katılana ait nohutu teslim amacının dışında satarak tasarrufta bulunması nedeniyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık … ve sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Suç eşyasını bilerek satın almak suçundan sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1136 sayılı Kanunun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.