Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/15033 E. 2015/29528 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15033
KARAR NO : 2015/29528
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık aracını katılana 4500 TL karşılığında sattığı, katılanın 1500 TL peşin parayı sanığa verdiği, kalan 3000 TL’nin senetle ödenmesi konusunda anlaştıkları, katılanın birkaç gün sonra 30/10/2009 tarihli, 3.000 TL bedelli bonoyu sanığa verdiği, sanığın senedin ödenmemesi üzerine Zonguldak 1. icra Müdürlüğü’nün 2010/282 dosyası üzerinden takibe koyduğu, böylece sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın katılan tarafından kendisine verilen senedi icraya koyması üzerine, katılanın bu senede itiraz ettiği halde sanığı arayarak icradan vazgeç ben borcumu sana mal almak suretiyle ödeyeceğim şeklinde beyanda bulunmak suretiyle borcun ve senedin varlığını kabul ettiği, kaldı ki sattığı arabanın parasını alabilmek için anlaşılan miktar üzerinden hukuki yola başvuran sanığın eyleminde dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının ne şekilde oluştuğu açıklanmadan oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.