YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15187
KARAR NO : 2015/29871
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir.
Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; şikayetçi …’nun …Tic. Ltd. Şti. firmasında satış yöneticisi olarak çalışmakta olduğu, …’un ise söz konusu firmanın sahibi ve yetkilisi olduğu, sanık …’ın …Tic. Ltd. Şti.nin 31/07/2009 tarihinden itibaren ortağı olup 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak atanmış olduğu, sanık …’ın 2 adet çek yaprağı arkasında cirosu bulunan … Gıda …. Ltd. Şti.nin gayri resmi ortağı ve gizli sahibi olduğu, sanık …’ın … ile irtibata geçerek ve kendisini de … firmasının satın alma müdürü … sahte ismi ile tanıtarak yaklaşık 59.800,00 TL tutarında zeytin alış verişi yaptığı, bu zeytinler karşılığında 59.800,00 TL lik borcuna karşılık katılan firmaya 32.000,00 TL tutarında iki adet sahte çek yaprağı ile birlikte başka çek yaprakları da verdiği, kalan bakiye 27.800,00 TL borcun ise açık hesap olarak kalmış olduğu, sanığın … Tüketim Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti.nin müdürü olmasına rağmen almış olduğu zeytinler karşılığında … Tic. Ltd. firmasına ait … Sanayi Şubesinden verilen 69 … ve 69 … seri nolu 10.500,00 TL ve 11.500,00 TL bedelli çek yapraklarını düzenleyerek ve söz konusu çek yaprakları üzerinde sorumluluktan kurtulmak için şirketin eski ortağı olan … keşideci sıfatıyla imzasını taklit ederek attığı veya başkasına attırdığı, sanığın aynı zamanda çek yaprakları arkasına da güven telkin etmek amacıyla …ve … Rent- … isimleri altına sahte ciranta imzaları atmış veya attırmış olduğu, katılan şirket tarafından her iki çekinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının tespit edildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu her iki çekteki Bereketlioğlu Emlak … ibareli kaşe üzerinde atılı bulunan ve yetkili …’a ait olmayan imzaların sanık …’ın eli ürünü olduğu, sanığın kendisini … olarak tanıtarak ve … San. Tic. Ltd Şirketinin eski ortağı Selma Kolay’ın imzasını taklit ederek almış olduğu zeytinler karşılığında suça konu her iki çeki … San ve …Şirketine verdiği, çeklerin orjinal olduğu, sanığın birinci ciranta …’ın adını ve imzasını taklit ettiği, ikinci ciranta imzasının kendisine ait olduğu, kendisinden önceki ciroları ve keşide imzasını ve çekin ne şekilde eline geçtiğini ispat edemediği, bankanın mal varlığından sayılan çeki kullanarak ve çeke duyulan güvenden istifade ederek katılan şirketten haksız menfaat temin ederek şirketi dolandırdığı ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.