YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15189
KARAR NO : 2015/29791
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, gerekli olan hiçbir izin ve ruhsat işlemini tamamlamaksızın 140.000 TL bedel karşılığında daire yapımı ve satımı konusunda 10/12/2007 tarihinde katılanla sözleşme imzaladığı, katılandan 33.750 TL almasına rağmen yapım işine başlamadığı, katılanla 14/07/2008 tarihinde ikinci bir sözleşme yaparak, aynı yıl sonunda inşaata başlamayı, başlayamadığı taktirde aldığı parayı iade etmeyi vadettiği; ancak izin ve ruhsat işlemlerini yapmadığı gibi almış olduğu parayı da iade etmediği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık C.. A..’un suça konu taşınmaz satış vaadini yöneticisi olduğu Bursa Yapı (Bursa Mimarlık Tanıtım Proje Danışmanlık Emlak ve Turizm İnşaat Oto Sanayi Ticaret Limited Şirketi) şirketinin ticaret faaliyeti kapsamında hareket ederek gerçekleştirdiği, eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.