YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15239
KARAR NO : 2015/26168
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi … ile …’nın baba oğul oldukları, şikayetçi …’nın … Diğital Bas Yay Rek Matb Kırt İnş San. ve Tic. Ltd. Şti’nin de yetlisi olduğu, şikayetçilerin kardeş olan sanıklar … ve …’ten 23.000 TL alacaklarının olduğu, sanıkların bu borçlarını uzun süre ödemedikleri, bu borçlarına karşılık olarak sanıkların, 21/11/2009 tarihli 10.000 TL bedelli, 12/12/2009 tarihli 3.000 TL bedelli ve 19/12/2009 tarihli 10.000 TL bedelli çekleri şikayetçilere verdikleri, süresi içinde verilen bu çeklerin karşılığının çıkmadığı, bu sefer şikayetçilerin sanıklar aleyhine Mersin 4. İcra Dairesi’nde icra takibine geçtikleri, sanık …’in Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi kanalıyla çek altındaki imzaya itiraz ettiği, Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/70 Esas sayılı dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporunda 10.000 TL miktarlı 226561 seri numaralı çekteki imzanın …’in eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı ve mahkemece 21/07/2010 tarihli kararı ile takibin 10.000 TL’lik çek yönünden durdurulmasına karar verildiği, sanık …’in ileride haksız menfaat temin etmek için çeklere farklı farklı imzalar attığı, 10.000 TL’lik çekleri kardeşi olan sanık …’un abisinin imzasını benzeterek attığı, sanıkların ödeme güçlüğü çektikleri için fikir ve amaç birliği içerisinde hareket ederek şikayetçileri oyalayarak dolandırdırma kastıyla hareket ettikleri iddia edilen somut olayda; dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … ile şikayetçi … vekili’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.