Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1537 E. 2014/17058 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1537
KARAR NO : 2014/17058
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki ile sanığın Foça Cezaevi’nde hükümlü olarak bulundukları sırada tanıştıkları, sanığın müştekiyi yurt dışı numarasından arayarak Fransa’da olduğunu, müştekiyi de Fransa’ya işçi olarak aldırabileceğini, pasaport işlemlerine başlamasını, gerisini kendisinin halledeceğini söyleyip, müştekiden vize işlemleri için 400 TL istediği, müştekinin 400 TL’yi PTT aracılığıyla gönderdiği, sanığın bu paranın yetmediğini, 1500 TL daha hazırlaması gerektiğini söylemesi üzerine sanık ile müştekinin İzmir’de buluştukları ve müştekinin sanığa 1500 TL daha para verdiği, ancak daha sonra sanığa ulaşamadığının iddia edildiği olayda; sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, farklı tarihlerde değişik gerekçelerle müştekiden menfaat temin etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 52. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının bir gün karşılığı miktarının kararda gösterilmeyerek sonuç adli para cezasının belirlenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak esas alınan tam gün sayısının bir gün karşılığı 20 TL olarak kabul edilerek sonuç cezanın 2.000 TL olarak kabulüne ve bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.