YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15378
KARAR NO : 2014/3917
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılanın kapı komşusu olan sanığın, daha önce aralarında yaşanan tartışma nedeniyle, 02/12/2008 tarihinde katılana ait daire giriş kapısı üzerinde bulunan çelik kapının kilit kısmına zarar verdiği ve üzerindeki isimliği bükerek hasara uğramasına neden olduğu, o tarihte bu eylemi gerçekleştiren kişinin tespit edilememesi üzerine katılanın daire giriş kapısına kamera taktığı, bu kapsamda sanığın, katılanın huzur ve sükununu bozmak kastıyla, katılana ait daire giriş kapısına mavi renkli bir tel bağlarken görüntülerinin tespit edildiği, sanığın bu şekilde mala zarar verme ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
1-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, katılana ait kapının kilit kısmı ile uğraşmak suretiyle bu kısma zarar verdiğine yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Bilirkişi tarafından çözümlenen kamera kayıtlarına göre, sanığın değişik tarihlerde, katılanı rahatsız ve huzursuz etmek maksadıyla kapısının anahtar deliğine tel sokmak suretiyle, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden, sanığın katılanın mağduriyetini gidermediğinden bahisle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.