YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15401
KARAR NO : 2014/3742
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, Kasten trafik güvenliğini tehlikeye sokma, Görevi yaptırmamak için direnme, Kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, alkollü olarak … plaka sayılı aracıyla seyir halindeyken, katılanın kullandığı … plaka sayılı araca sellektör yaptığı, katılanın sağa yanaşmasına rağmen, sanığın arkadan hızlı bir şekilde gelerek katılanın aracına çarptığı, katılanın aracının dikiz aynasının kırıldığı, durumun polise bildirilmesinden sonra yakalanan sanığın nezarethane aracına bindirilmeye çalışıldığı, bu sırada sanığın, resmi ekip aracının içine tekme atarak tavan kısmı ile yan taraftaki ızgaraların zarar görmesine neden olduğu, ayrıca polis memurlarına hakaret edip direndiği, böylece sanığın alkollü araç kullanarak kasten trafik güvenliğini tehlikeye sokma, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanık müdafiinin haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık, katılan ve tanık beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
30/04/2009 tarihinde 7.000 TL nakdi teminat alınarak sanığın tahliyesine karar verildiği halde, hüküm kurulurken, nakdi teminatın sanığa iadesi veya hazineye gelir kaydedilip kaydedilmeyeceği hususunda bir karar verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 113 vd. maddelerine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına, “sanık tarafından nakdi teminat olarak yatırılan 7.000 TL paranın, 5271 sayılı CMK’nın 115/3. maddesi kapsamında ve aynı Kanun’un 113/1-b maddesi gereğince ilgili masraflar için kullanılmasına, geri kalan paranın sanığa iade edilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.