YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1554
KARAR NO : 2014/17152
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
… Tıbbi Cihazlar Eğitim Rehabilitasyon Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkililerinin, şirket adına kayıtlı olan … plakalı 2009 model Kia Sorento marka aracın satılması için tanık …’a vekaletname verdikleri, tanık Kazım’ın da bu aracı satın aldıktan sonra www.sahibinden.com isimli internet sitesinde 69.900 TL bedelle satışa çıkardığı, sanığın da bunun üzerine söz konusu aracı plakası kapatılmış olarak araç kendisine aitmiş gibi aynı internet sitesinde satışa sunduğu, ilanı gören katılanın ilanda belirtilen cep telefonu vasıtasıyla sanıkla irtibat kurup suça konu araca müşteri olduğu, sanığın söz konusu aracın kendisine ait olduğunu, Konya’nın Kulu İlçesinde ikamet edip, inşaat işiyle uğraştığını ve aracı 53.500 TL üzerinden satışa sunduğunu söylediği, akabinde katılandan 500 TL kapora istediği, sanığa güvenen katılanın da 500 TL’yi sanığın … Kredi Bankası … Şubesinde bulunan hesabına havale ettiği, daha sonra tekrar katılanı arayan ve sanığın oğlu olduğunu söyleyen şahsın gönderilen kaporanın az olduğunu söyleyerek katılandan 500 TL daha para göndermesini istediği, bunun üzerine katılanın da istenilen parayı aynı hesaba havale ile gönderdiği, ancak katılanın sanıkla bir daha irtibat kuramadığı, bu şekilde sanığın hileli hareketler yaparak menfaat temin etmek suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ve tanık ifadesi, satış ilanı, banka dekontları, vekaletname içeriği ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, başkasına ait aracı www.sahibinden.com isimli internet sitesinde satışa sunarak katılandan haksız menfaat temin etmesinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturması karşısında, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek , değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak ve sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 158/1, f- son maddesi gereğince elde edilen haksız menfaat miktarının iki katından az olamayacağı gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.