YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1559
KARAR NO : 2014/17052
KARAR TARİHİ : 22.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, tanık …’ı telefonla arayıp tarlada kazı yaparken 2562 adet eski para bulduklarını, bu paraları İzmir ilinde pazarlayamadıklarını, bu nedenle tanığa Urfa ilinde pazarlamasını teklif etmeleri üzerine, tanık …’in şikayetçiye bu olaydan bahsettiği, şikayetçinin isteği üzerine sanıkların altınların resimlerini cep telefonu ile mesaj atarak gönderdiklerinde şikayetçinin altınların sahte olduğunu anladığı, ancak sanıkları yakalatmak amacıyla 35.000 TL’ye pazarlık ederek 02/03/2009 tarihinde İzmir ilinde Dolandırıcılık Büro Amirliğine müracaat ettikleri, şikayetçinin kolluk kuvvetleri ile işbirliği halinde sanıklarla buluştuğu, polis ekiplerinin takibi sonucu sanıkların aracı durdurulurak şikayetçiye satmak istedikleri sahte altınlar ile yakalandıkları olayda, sanık, tanık ve şikayetçi beyanları ile tüm dosya kapsamına göre eylemin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Belirlenen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi yazılmamış ise de bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.