Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/15593 E. 2015/30329 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15593
KARAR NO : 2015/30329
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

MAHKEMESİ : Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.

Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanıklar HT, N.. Ş.., M.. Ş.., M.. M.. ve F.. K..’ın Yozgat Özel Şifa Hastanesinde Kadın Doğum uzmanı olarak görev yaptıkları, diğer sanıklar İ.. K.., V.. Ç.. ve İ.. E..’in aynı hastanede suç tarihlerinde mesul müdür olarak görev yaptıkları, Yozgat Valiliğinin Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderdiği 29/06/2009 tarih ve 007948 sayılı yazısına istinaden Sağlık Bakanlığınca söz konusu hastaneye Başmüfettiş gönderilip inceleme yaptırıldığı, Yozgat Özel Şifa Hastanesinde infertilite tedavisi gören hastaların tanık olarak alınan ifadelerinde; kadın doğum uzmanı sanık doktorlara rahatsızlıklarından dolayı tedavi gördüklerini, doktorların kendilerine gereksiz yere tahlil ve tetkik yaptırdıklarını düşündüklerini, daha öncedende başka hastanelerde tedavi gördüklerini, ancak Şifa Hastanesindeki bu doktorların daha önceki tedavi evraklarını kabul etmediklerini, yeniden tetkik ve tahlil yaptırdıklarını beyan ettikleri, hastalardan F.. O.. ile ilgili olarak doktor M.. M..’ın fazladan yere gereksiz 148.40 TL’lik tahlil ve tetkik yaptırdığı, E.. A.. ile ilgili olarak doktorlar N.. Ş.., M.. Ş.. ve F.. K..’ın fazladan yere gereksiz 1239.40 TL’lik tahlil ve tetkik yaptırdığı, H.. A.. ile ilgili olarak doktorlar M.. M.., Hatice Tevrizci, M.. Ş.. ve F.. K..’ın fazladan yere gereksiz 550.40 TL’lik tahlil ve tetkik yaptırdığı, H.. K.. ile ilgili olarak doktorlar M.. M.., Hatice Tevrizci, M.. Ş.. ve F.. K..’ın fazladan yere gereksiz 582.90 Tl’lik tahlil ve tetkik yaptırdığı, H.. Ö.. ile ilgili olarak doktorlar M.. M.. ve F.. K..’ın fazladan yere gereksiz 210.60 TL’lik tahlil ve tetkik yaptırdığı, G.. K.. ile ilgili olarak doktorlar N.. Ş.., M.. M.. ve F.. K..’ın fazladan yere gereksiz 1882.70 TL’lik tahlil ve tetkik yaptırdığı, N.. Y.. ile ilgili olarak doktorlar N.. Ş.., M.. Ş.. ve M.. M..’ın fazladan yere gereksiz 173.10 TL’lik tahlil ve tetkik yaptırdığının anlaşıldığı, sanıklar İ.. K.., V.. Ç.. ve İ.. E..’in alınan beyanlarında; kendilerinin söz konusu hastanede değişik tarihlerde mesul müdürü olarak görev yaptıklarını, bilirkişi raporunda belirten hususların doğru olmadığını, kendilerinin Kadın Doğum Uzmanı olmadıkları için bu doktorlarca istenen tahlil ve tetkiklerin gerekli olup olmadığını anlayamayacaklarını, üzerlerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmediklerini beyan ettikleri, böylelikle tüm sanıkların özel bir hastane olan Şifa Hastanesinde daha çok para kazanmak amacıyla hastalarına fazladan tetkik ve tahlil yaptırarak devlet aleyhine dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda, mahkemece yargılama aşamasında Emekli Sayıştay Uzman denetçisi Hayri İbrahimoğlu, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Rıfat H.Gürsoy ve Radyoloji A.B.D Prof Dr.Cem Yücel tarafından hazırlanan 17.03.2011 tarihli bilirkişi heyeti raporunda Kadın Hastalıkları ve Doğum açısından hastalara istenen tetkiklerin hastalığın teşhisi için gerekli olduğu, tekrarlanan tetkiklerin de takip esnasında hastanın mevcut klinik durumunun ve zaman içinde oluşabilecek gelişmelerin ve değişmelerin değerlendirilmesi açısından çoğu zaman bir zorunluluk olabileceği, bu nedenle kasıtlı olarak fazladan tetkik istenmiş olması ihtimalinin düşünülmediği, radyoloji açısından ise; kadınlarda kısırlık teşhis ve tedavisinde ultrasonografinin yerinin tartışılmaz olduğu, özellikle yumurtlamayı teşhis ve yumurtlama tedavisi esnasında yumurta gelişimini takip için seri olarak birkaç kez yapılan ultrason incelemelerine “follikülometri” dendiği ve vazgeçilmez bir yöntem olduğu, bilinen klasik follikülometriye alternatif olarak kullanılan renkli doppler incelemenin ise yumurtalık damarlarındaki kan akım hızları ve direnci ölçülerek daha detaylı ve doğru bilgiler verebileceği, dolayısıyla daha detaylı ve doğru veriler elde edilebilecek renkli Doppler gibi bir yöntemin şayet elde mevcut ise kullanılmasının hasta yararına olabileceği bir suistimal sayılmaması gerektiği dolayısıyla Yozgat Özel Şifa Hastanesi Kadın Doğum Radyoloji Uzmanları ve mesul müdürleri diğer sanıkların 2008-2009 yıllarında infertilite nedeni ile hastaneye başvuran ve bilgi işlem 1 CD-10 kodlarına göre N97-N97.0-N97.1-N97.2-N97.3-N97.8-N97.9 olarak girilen teşhislere göre hastalarına fazladan gereksiz yere tahlil ve tetkik yaptırdıkları yönünde bir şüphe oluşmadığı belirtilmiş, sanıkların ise tüm aşamalarda üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemeleri, sanık savunmalarının bilirkişi raporuyla desteklenmesi, sanıkların savunmalarının aksinin ispatlanamaması, sanıkların dolandırıcılık suçu kastıyla hareket ettiklerinin ortaya konamaması nedenleriyle sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanıklar N.. Ş.., M.. M.., Vedat Candan, İ.. E.., Hatice Tevrizci, F.. K.. ve M.. Ş.. hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık İ.. K.. hakkında kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 08.09.2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen 16.10.2015 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.