YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15661
KARAR NO : 2014/4461
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için, “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin kullanılması gerekirken, “sanık” ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’ın, suç tarihinde gece 23:15 sıralarında … ilçe merkezinde gezdikleri sırada, mağdur …’e ait … Büfe isimli işyerinin önüne geldikleri ve hırsızlık amacıyla işyerinin kapı penceresini kırdıkları, ancak içeriye giremeden olay yerinden ayrıldıkları, sonrasında …’in diğer suça sürüklenen çocukların yanından ayrılarak evine gittiği, … ve …’ın ise, mağdur …’a ait … Market isimli işyerinin camını kırarak içeriye girdikleri, işyerinde bulunan 30 adet … dondurmayı aldıktan sonra işyerinden çıktıkları, akabinde mağdur …’e ait ikametin yanında kurulu vaziyette bulunan, mağdurun da ardiye olarak kullandığı çadırı keserek içeriye girdikleri ve çaldıkları dondurmaları buraya sakladıkları, daha sonra tekrar mağdur …’ın işyerine girerek kasada bulunan 27 TL’yi aldıkları sırada polis ekipleri tarafından yakalandıkları iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
1- Suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın mağdur …’e karşı işledikleri mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocukların mağdur …’e karşı gerçekleştirdikleri mala zarar verme eyleminin hırsızlık suçu ile birlikte işlenmediği anlaşılmakla, şikayetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’ın mağdur …’e karşı; suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın mağdur …’a karşı işledikleri mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 142/4. maddesi gereğince hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikayet aranmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının şikayet yokluğundan düşmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.