Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/15665 E. 2013/11316 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15665
KARAR NO : 2013/11316
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Otomobillerini satılığa çıkaran mağdurlarla irtibata geçen polis memuru …’ın, diğer sanık … ile fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek, maaşında yirmi dört farklı icra dosyasından maaş haczi bulunmasına ve mevcut durumu itibarıyla EGM Polis Bakım ve Yardım Sandığından taşıt kredisi çekemeyeceği halde, mağdurlara polis olduğunu söyleyip güven sağlayarak, otomobillerinin bedellerini EGM Polis Bakım ve Yardım Sandığından kredi çekmek suretiyle ödeyeceğini, kredi çekebilmesi için arabanın devrini krediden önce üzerine alması gerektiğini söyleyerek
mağdurları aldatıp, kendilerine teminat olarak senet de imzalayıp verdikten sonra otomobillerin devrini üzerine alıp parasını ödemeden kısa süre içerisinde de üçüncü şahıslara devredip elinden çıkarması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, yukarıda isimleri yazılı katılanlar ile sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “30 gün”, “25 gün”, “500,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.