YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1569
KARAR NO : 2014/16796
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla …a düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … müdafiinin, yerel mahkeme hükmünü duruşma talepli olarak temyiz etmiş ise de, suçun vasfı ve cezanın miktarına göre, 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 318. maddesi gereğince duruşma isteminin reddi ile yapılan incelemede,
Suça sürüklenen çocuk …’nın daha önceden Konya ilinde fidan satarken tanıştığı katılana kendisini … olarak tanıttığı, sonrasında diğer sanıklar ile anlaşarak kendi aralarında yaptıkları plan uyarınca suça sürüklenen çocuk …’nın katılan ile telefonla irtibata geçip … köyünde annesi ve babası ölmüş ninesi ile yaşayan ve menenjit hastalığı geçirmiş olan bir çocuğun bulunduğunu, sarı altın bulduğunu, bunları değerlendirmek istediğini söylediği, katılanı ikna ederek Kemalpaşa İlçesi … köyüne buluşmak için çağırdığı, katılan ile buluşan suça sürüklenen çocuk …’nın menenjit hastalığı geçiren kişiyi de … olarak tanıttığı ve yanlarındaki bulunan torbadan numune almasını istedikleri, katılanın numuneyi alıp … iline gittiği ve kuyumculara gösterdiği, altının gerçek olduğunun anlaşılması üzerine suça sürüklenen çocuk …’nın katılana telefon açarak … köyüne çağırdığı, katılanın … köyünde suça sürüklenen çocuk … ile buluştuğu, altınların şu anda yanlarında olmadığını birazdan getireceğini söyleyip katılandan 25 000 TL’yi aldığı ve olay yerine yakın bir yerde araç ile bekleyen diğer sanık …’ın aracına binerek kaçtıkları, suça sürüklenen çocuk …’nın 4.100 TL’yi sanık …’a verdiği geriye kalan parayı sanık … ile aralarında paylaştıkları olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar … ve …’ın kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi infaz sırasında dikkate alınabileceğinden ve suça sürüklenen çocuk … hakkında belirlenen temel cezadan TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 1 yıl yerine 10 ay hapis cezasının bulunması, sonrasında indirim ve paraya çevirme işlemlerinin de bu miktar üzerinden yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.