YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1592
KARAR NO : 2014/18022
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın müdafiinin, yüzüne karşı tefhim olunan 25.02.2010 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 23.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar …, hakkında verilen hükme yönelik katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanıklar hakkında 25.02.2010 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanıklar müdafinin itirazı üzerine, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği 06.05.2010 tarihli red kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
3-Sanıklar …, …, … hakkında dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik, sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir.Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek,kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanık …’ın …’den … ili, … ilçesinden kömür alacağını ve kendisine geçici olarak bir kamyon verip veremeyeceğini sorması sonucu …’nin tanık …’na ait olan … plakalı yeşil-sarı renkli Mercedes-Benz marka kamyonu araç sahibi tanığın haberi olmadan sanık …’a kullanması için verdiği, sanık … ile daha önceden tanışan ve fındık alım yerlerinde çalışan sanık …’in 17.11.2008 günü sabah saatlerinde 28 K 139 plakalı kamyonun hem ön hem de arka tarafta yer alan plakalarının rakam grubundaki “3” rakamını silah boya ile boyatmak suretiyle “8” yaptıkları ve kamyonun ön camı üzerinde yazılı bulunan “…TİC” yazısının “KEM” kelimesini yerinden silerek, kamyonun ön kabin sağ ve sol yan dış kısımlarında yazılı bulunan “… TİC” yazılarının kağıtla kapattıkları, her iki sanığın birlikte aynı gün zarar gören kurum TMO A.Ş.nin Güce fındık alım yerine gittikleri, sanık …’ın daha önceden fındık alım yerine geldiğinden dolayı tanınabileceğinin düşünülerek sanık …’i fındık alım yerine kamyonla birlikte gönderdiği ve kendisinin Güce ilçesinde çarşı merkezinde beklediği, fındık alım yerine giden sanık …’in aracını sıraya sokarak beklemeye başladığı ve sıra kendisine geldiğinde sanık … ile önceden kararlaştırdıkları şekilde Güce ilçesindeki fındık nakliyatını ihale ile alan katılan …’in sahibi olduğu şekilde … Nakliyat İnş.Taah.A.Ş.den geldiğini ve fındık yükleyeceğini söylediği, bunun üzerine…fındık alım yerinde çalışan hamallar vasıtasıyla plakası 28 K 189 olarak değiştirilen kamyona fındık yüklendiği, daha sonra… Fındık Alım yerinde ekip şefi olarak çalışan sanık … ‘nun aynı yerde tartı memuru olarak çalışan sanık …, ambar ve depo memuru olarak görev yapan sanık … ve eksper olarak çalışan sanık …’un yüklenen ve plakası değiştirilen kamyon için 17.11.2008 tarihli sevk irsaliyesi, sevk tutanağı ve fındık kantar çeki pusuları düzenledikleri, düzenlenen bu evraklara fındık alım yerinde çalışan TMO görevlilerinin sanık …’den herhangi bir kimlik belgesi, araç belgesi yada …’in beyan ettiği şekilde Giresun Nakliyat Ticaret Şirketinin kamyonu olduğuna ilişkin bir belge istemeden düzenleyerek imzaladıkları, sanık …’in de bu evraklara plakasını değiştirilmiş şekilde … plakayı yazıp, bu belgeleri de ” … TOK” sahte ismiyle imzaladığı, sanık …’in kullanmış olduğu araca yapılan sevk irsaliyesine göre net olarak 18.105 kg. fındık yüklendiği ve mühürlendiği, daha sonra sanık …’in… fındık alım deposundan çıkıp çarşı içerisinde bekleyen sanık …’ı alarak araç ile birlikte fındığı Giresun iline götürdükleri, sanık …’ın 18.105 kg. lık fındığı aynı gece Ordu’dan tanımadığı fındık tüccarlarına 33.000 TL. karşılığında sattığı, bu nedenlerle sanıklar … ve …’ın “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” suçlarından, sanıklar …, …, …, …’nun “görevi kötüye kullanmak” suçundan, sanıklar …, … ve …’ın sanıklar … ve …’in eylemlerine asli fail olarak katıldıkları gerekçesiyle “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, sanıklar … ve … hakkında sahtecilik suçlamasından kamu davası açılmış ise de gerek mahkememizce yapılan plaka incelemesi gerekse tanık … beyanı değerlendirildiğinde sahte plakanın iğfal kabiliyetinin olmadığı, ilk bakışta basit bir inceleme ile sahteliği anlaşıldığından atılı suçtan beraatına, sanıkları , … hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış ise de sanıkların tüm aşamalardaki atılı suçları işlemediklerine dair savunmalarının aksine dosyada delil elde edilemediğinden, sanıkların atılı suçlardan beraatlarına, sanık … hakkında görevi kötüye kullanmak suçlamasından kamu davası açılmış ise de adı geçen sanığın TMO da alım eksperi olduğu, sanığın, fındık alım satımında ve nakliye işlemleri esnasında fındık yüklemeye gelen araçların ilgili firmaya ait olup olmadığını, plakalarının doğru olup olmadığını, fındık teslim almaya gelen araçları kullanan kişilerin ilgili firma elemanları olup olmadığını ve kimlikleri kontrol etme görevinin bulunmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
4-Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafi ve katılan Toprak Mahsulleri Ofisi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Toprak Mahsulleri Ofisine ait fındığın, kurumun Giresun şubesinden, sanık … ve sanık … tarafından 18.105 kg olarak kamyona yüklenip alınmak suretiyle kuruma karşı dolandırıcılık suçunun işlendiğinin tespit edildiği, Toprak Mahsulleri Ofisinin 02/01/2009 tarihli ve 237 sayılı yazısında, 92.027,81 TL olarak bildirilen kurum zararı kapsamında hangi kalemlerin yer aldığı ve bu kalemlerin hangi usule göre kaç birimden hesaplandığına yönelik açıklama ve hesap çizelgesi bulunmadığı, kamu zararının şüpheye yer vermeyecek ve denetime açık olacak biçimde tarafsız bilirkişilerce belirlenmeksizin katılan kurum müfettişlerince hazırlanan rapora dayanak alınarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafi ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.