Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1610 E. 2014/17007 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1610
KARAR NO : 2014/17007
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar kısa kararda gösterilmesine rağmen gerekçeli kararda 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun kararda düzeltilmesi ve infaz aşamasında gözetilmesi, mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın çalıştığı kahveye gelerek kendisini avukat olarak tanıttığı, sohbet ettikleri esnada katılanın bankadan kredi çekemediğini söylemesi üzerine, sanığın katılan için kredi işlerini halledebileceğini, bankada tanıdığı kişilerin olduğunu ancak krediyi çıkartabilmesi için 1.000 TL vermesi gerektiğini söylediği, sanığa güvenen katılanın toplam 1.000 TL parayı birkaç gün içerisinde sanığa verdiği, sanığın daha sonra telefon ederek masraflar için 80 TL daha para istediği, katılanın bu parayı da sanığın hesabına yatırmasına rağmen, bankaya gittiğinde kredi talebinin reddedildiğini öğrendiği, bu suretle sanığın hileli olarak kendisine menfaat etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın tevilli ikrarı, katılan beyanı, hesap hareketlerine ilişikin banka yazıları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde isabetsizlik görülmemiş teselsül eden eylem nedeniyle sanık hakkında TCK 43 maddesinin uygulanması aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.