Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16104 E. 2014/5258 K. 20.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16104
KARAR NO : 2014/5258
KARAR TARİHİ : 20.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kişilerin huzuru ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Irak vatandaşı olup Türkiye’de geçici ikamet tezkeresi ile oturan şikayetçi …ile onun baldızı mağdure …’nın birlikte kaldıkları ev önüne 14/12/2008 ve 15/12/2008 tarihlerinde gece vakti plakası belli bir otomobil ile iki kez farklı zamanlarda gelen sanığın, görgü-tespit tutanaklarında belirlenen şekliyle pencere camlarını taş atarak kırması, geçmişte arkadaşlık yaptığı mağdure …’nın peşini bırakmayıp, sürekli takip edip ev ve işyerinde rahatsız etmesi eylemlerinin “mala zarar verme”; “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Mala zarar verme” suçundan hakkında verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrir kabul edilen sanık hakkında “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının” mahkumiyet kararında belirtilmemesi suretiyle TCK’nın 58/7. maddesine aykırı hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen ve kazanılmış hak oluşturmayan bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün fıkrasında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın sonuna, “…mükerrir hakkında, TCK’nın 58/6-7 maddeleri uyarınca CEZANIN İNFAZINDAN SONRA DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) “Kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yüklenen suçun takibinin şikayetin varlığı ve devamına bağlı olması karşısında; mağdure Zına’nın hükümden sonra dosyaya intikal ettirdiği 20.06.2011 havale tarihli dilekçesiyle “şikayetinden vazgeçtiği” anlaşılmakla, sanığın hukuki durumunun TCK’nın 73/4,6 ve CMK’nın 223/8. maddeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesine zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.