YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1617
KARAR NO : 2014/17190
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’in, katılanın müdürü olduğu … Şirketine ait … plakalı çekici ile çekiciye bağlı … plakalı dorseye değişik firmalardan alınan tekstil eşyalarını …’a götürmek için yüklediği ve gümrük işlemlerini yaptırmak üzere aracı tır parkına bıraktığı ancak daha önceden tanımış olduğu arkadaşı olan diğer sanık … ile buluştuğu, bir lokantaya giderek alkol aldıkları, sanık …’ın diğer sanık …’tan aracın anahtarını vermesini isteyip aracın da çalındığı şeklinde karakola müracaatta bulunması konusunda ikna etmeye çalıştığı, sanık …’un teklifi kabul ederek aracın anahtarını sanık …’a verdikten sonra …’ya gittiği, Pazartesi günü otogarda buluştukları, sanık …’ın sanık …’a aracın çalındığını ihbar etmesini istediği, sanık …’un karakola giderek aracın çalındığı şeklinde müracaatta bulunduğu, daha sonra sanık …’un duyduğu pişmanlık nedeniyle katılanı arayarak kendisi ile görüşmek istediğini belirttiği, katılan ile görüşerek olayı anlattığı ve birlikte karakola gittikleri, daha önceki anlaşmaları doğrultusunda sanık …’ın kendisine bir miktar para vereceğini bilmesi nedeni ile emniyet güçlerinin de bilgisi dahilinde sanık … ile buluştuğu, sanık …’ın bu aşamada kolluk güçlerince yakalandığı, sanık …’ın tırda yüklü tekstil eşyalarının bulunduğu depoya emniyet güçlerini götürerek, eşyaların bulunmasını sağladığı, sanıkların bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin fikir ve eylem birliği içerinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve suç uydurma suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda;
1-Sanıklar hakkında suç uydurma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
Katılanın duruşmada kısmi iadeyle zararının kısmen giderildiğini belirtmesi karşısında, her iki sanık lehine 5237 sayılı Kanunu’nun 168/4. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatı hususunda beyanına başvurulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.