Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1621 E. 2014/17006 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1621
KARAR NO : 2014/17006
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana ait ayakkabı dükkanına giderek, kendisini … ili … ilçesinde faaliyet gösteren … Şirketinin yetkilisi olarak tanıttığı, kullanılmayan bir vergi numarasını kendi vergi numarası olarak belirterek, başka bir şahsın kullanımında olan telefon numarası verdiği, seksen adet ayakkabı ile kırk adet kemer satın almak istediğini belirterek toplam borcu olan 7.508,16 TL’yi EFT yoluyla göndereceğini söylediği, katılanın sanığa güvenerek ayakkabı ve kemerleri sanığa teslim ettiği, sanığın … plakalı araca eşyaları yükleyerek gittiği, ancak paranın ödenmemesi üzerine katılanın şikayetçi olduğu, bu suretle sanığın hileli hareketlerle menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; … Şirketi adında bir iş yeri bulunmadığının ve vergi numarasının geçersiz olduğunun belirlendiğine dair tutanak, yükleme yapılan aracın sanığın eşi adına kayıtlı olduğuna dair tescil belgesi, tanık beyanları, katılan anlatımı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla, mahkemenin mahkumiyete yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına”, ve hükmün ilgili fıkrasına 5237 sayılı TCK’nın “52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilmek üzere sonuç olarak 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadeleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.