Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16399 E. 2014/6171 K. 02.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16399
KARAR NO : 2014/6171
KARAR TARİHİ : 02.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plaka sayılı aracıyla trafiği ve yayaların güvenliğini tehlikeye soktuğu ihbarı üzerine şikayetçi polis memurları tarafından durdurulmak istendiği, sanığın, sürücü belgesi bulunmaması nedeniyle dur ikazına uymayarak kaçmaya başladığı, hızlı bir şekilde kaçarken trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu ve kırmızı ışıkta geçtiği, şikayetçi polis memurlarının sanığı durdurmak amacıyla yolu kapattıkları ancak sanığın durmayarak ekip aracına çarptığı ve içerisinde bulunan polis memurlarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanmalarına neden olduğu, takip sonucu durdurulan sanığın, ekip aracına tekme atmaya çalıştığı ve etkin olarak direnmesi üzerine biber gazı kullanılarak etkisiz hale getirildiği ve böylece sanığın kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve şikayetçi sayısınca yaralama suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Kamu malına zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi polis memurlarının beyanları ile olay tutanağına göre, sanığın aracını kendisini durdurmak isteyen ekip aracının üzerine doğru sürüp kaçmaya çalıştığı esnada çarpması karşısında, sanığın kamu malına zarar verme suçunu doğrudan kastla işlediği gözetilmeden koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 21/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme ve yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Dur ikazına uymayan sanığın, polislerden kaçarken aracını ekip otosunun üzerine sürerek içerisinde bulunan şikayetçi polis memurlarını basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralamaktan ibaret eyleminin, bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı ve TCK’nın 61. maddesi gözetilerek buna göre ceza tayini gerektiği gözetilmeden ayrıca yaralama suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı direnilerek, hukuksal anlamda tek bir fiile gerçekleştirilmesi nedeniyle Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 tarih ve 259-47 sayılı kararında açıklandığı üzere aynı nevi’den, fikri içtimanın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, anılan suçtan tayin olunan cezanın TCK’nın 43/2. maddesiyle arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
c) Yaralama suçundan hüküm kurulurken, koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 21/2. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.