YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1650
KARAR NO : 2014/16688
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önce tanımadığı mağdura, … Caddesi üzerinde bulunan markete yük getireceğini, market sahibinin babası olduğunu söyledikten sonra, bir telefon ile görüşmek yapmak istediğini belirterek mağdurdan telefonunu istediği, mağdurun da, sanığa Nokia marka telefonu verdiği, daha sonra sanığın, söz konusu telefon ile bir görüşme yaptıktan sonra, mağdura, üzerinde para olmadığını kısa süreliğine borç para vermesini, iş yerine gidince parasını hemen vereceğini söylemesi üzerine mağdurun da, sanığa 200 TL verdiği, daha sonra sanığın mağdura, “sigara alıp kısa bir süre sonra geleceğim” demesine rağmen olay yerinden uzaklaşıp bir daha geri dönmediği, mağdurun, sanığın babasının marketinin bulunduğunu iddia ettiği yere gidip sanığı sorduğunda market sahibi olan tanık …’ın, sanığın marketle ilişkisinin olmadığını, bu kişinin kendisinden borçla mal istediğini ancak vermediğini belirttiği, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, mağdur ve tanık beyanları, teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.