Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1679 E. 2014/8283 K. 29.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1679
KARAR NO : 2014/8283
KARAR TARİHİ : 29.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelDikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ ın 2008 yılı Kurban bayramı öncesinde birbirini takip eden günlerde köyde yaşayan katılanların yanlarına giderek, kendisini tanıtırken köyde güven ve itimat duyulan dedesi dişçi …’ ın ismini kullanarak hileli hareket ile katılanlardan parası sonradan ödenmek üzere hayvanlarını satın aldığı, hayvanları götürdükten sonrasında da paraları ödemeyerek İstanbul’a gidip ortadan kaybolup katılanları dolandırdığı iddia olunan somut olayda; sanığın, hayvan almak üzere yanlarına gittiği katılanlara meramını anlatıp ismini soyismini söylediğinde soyadının tanıdık gelmesi üzerine kimlerden olduğunu sormaları ile köylerde dişçi ……olarak tanınan şahsın torunu olduğunu söylemesi, katılanlarla paralel şekilde aşamalardaki savunmalarında katılanlardan hayvan satın aldığını ancak ekonomik sıkıntıya düştüğü için ödemeleri gerçekleştirememesi, sonrasında borcuna sadık kalıp ödemelerini gerçekleştirebilmek için katılanlara dosya arasında bulunan senetleri vermesi karşısında, katılanların iradelerini fesada uğratır şekilde hileli hareketinin bulunduğu yönünde delil bulunmadığı, keza katılanları dolandırmak amacı taşıyan bir şahsın sonrasında borçlarını ödemek için katılanlara senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanıkla katılanlar arasındaki ilişkinin hayvan alımının karşılığında anlaşılan bedelin ödenememesinden ibaret ticari kapsamda hukuki ilişki olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/04/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.