Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1692 E. 2014/16869 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1692
KARAR NO : 2014/16869
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin, eşi …’nin diş tedavisi için … ilçesindeki diş doktoru …’un iş yerini aradığı ve bu sırada doktorun yerini sanığa sorduğu, sanığın diş doktorunun yakını olduğunu ve yardım edebileceğini söyleyerek müşteki ve eşini doktor …’un iş yerine getirdiği, doktora …’yi halası olarak tanıttığı, … bekleme salonunda iken sanığın ara sıra diş doktorunun yanına girip çıktığı, iş yerinde sekreter olarak çalışan tanık …’e …’den muayene parası istememelerini daha sonra muayene parasını kendisinin vereceğini söylediği, daha sonra bekleme salonunda bekleyen müştekinin yanına giderek muayene ücretinin 30 TL olduğunu söyleyerek katılandan 30 TL’yi aldığı, parayı alan sanığın ortadan kaybolduğu, muayeneden sonra muayene parasını fazla bulan katılanın doktorun yanına giderek ücretin neden çok olduğunu sorduğunda doktorun böyle ufak tefek işlere para almadığını kimsenin de kendisine para vermediğini beyan etmesi üzerine dolandırıldığını anladığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla, hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.