YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16957
KARAR NO : 2015/30932
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No: 15 – 2011/406979
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Antalya 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/10/2011
NUMARASI : 2011/266 (E) ve 2011/726 (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : G.. G..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suça sürüklenen çocuğun yaşı büyük olduğu için dosyası ayrılan Mehmet Gümüş ile birlikte şikayetçinin kullandığı minibüse bindikleri, Mehmet Gümüş’ün suça sürüklenen çocuğu göstererek “60,00 TL’ye ne dersin ağabey” dediği, şikayetçinin de suça sürüklenen çocukla cinsel ilişkiye girme düşüncesi ile 55,00 TL para verdiği, Mehmet Gümüş’ün minibüsten inmesinin ardından suça sürüklenen çocuğun da sigarasını ve telefonunu alma bahanesi ile olay yerine geldikleri araca binip kaçtıklarının iddia edildiği somut olayda; şikayetçinin anlatımı ve suça sürüklenen çocuğun ikrarı da gözetildiğinde konusu suç olan eylem nedeni ile dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmayacağı gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş, bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken Bedri Uluhatun hakkında sanık ifadesinin kullanılması ile suça sürüklenen çocukların 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamanın kapalı
oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılarak CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesinin telafisinin mümkün olmaması nedeni ile bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.11.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı oy:
Karşıoyun konusu, isnad edilen dolandırıcılık suçunun sübuta erip ermediğine dairdir.
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk Gülbahar ile yanında Mehmet Gümüş isimli şahısın müştekiyi dolandırmaya karar verdikleri ve planları doğrultusunda müştekinin minibüsüne bindikleri, başka yolcu olmadığı, Mehmet’in suça sürüklenen çocuk Gülbahar’ı işaret ederek “abi 60 TL ne dersin?” diyerek fuhuş teklifinde bulunduğu, müşteki ile 55 TL’ye anlaşmış gibi yapıp parayı aldıkları, minibüsten eşyalarını alma bahanesiyle ayrılıp olay yerinden uzaklaştıkları eylemde, olayın oluş şekli ve fuhuş hareketinin müştekinin iradesini fesada uğratan nitelikli yalana dayalı hile vasfında olduğu, dolandırıcılık suçunda hilenin meşru olup olmamasının suçun oluşumunu etkilemediği, TCK’nın 157. maddesindeki suçun unsurlarının gerçekleştiği ve sübuta erdiği halde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine dair kararın onanması yönündeki Sayın Çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.