YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17001
KARAR NO : 2013/13361
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
…’nde muhasebe bölümünde terminal kasa görevlisi olarak çalışan sanığın, kasasında yapılan denetim de 58.897.Euro açığın tespit edildiği, … Denizcilik ve Ticaret A.Ş. nin muhasebe kayıtları ile yasal defterlerin de ve sanığın görevi nedeni ile kendisine gönderilen, kapatılan avans hesaplarında yaptırılan bilirkişi incelemesinde; sanığın şirketten aldığı, kapattığı avans tutarlarının; 07/07/2003 tarihi ile 30/11/2005 tarihi arasındaki dönem içerisinde toplam 2.084,797,00 Euro avans alıp, bu aldığı avansın 2.025.900,00 Euro’sunun masraf ve nakit iadeleri ile kapatmış olup, avans hesabında 58.897,00 Euro borç bakiyesi gözüktüğü, sanığın da bu dönem içinde adı geçen şirkette görevli olduğu, bu suretle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olay da; gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından; sanığın savunmasında 23.10.2004 ile 08.03.2005 arası raporlu olduğunu, bu dönemde çalışmadığını ancak şirketin isteği ile birkaç kez avans çektiğini, raporunun başlangıç ve bitiş tarihlerinde kasayı sayım yapmadan teslim aldığını, raporlu olduğu dönemde kasa anahtarlarını …(…)’in talimatı ile
… isimli muhabese servisinde görevli kişinin eşinden aldığını,raporlu olduğu dönem avans olarak çektiği parayı görevli …(…)’a verdiğini beyan etmesi nedeniyle, sanığın savunmalarında ismi geçen şahısların, sanığın belirttiği hususlar ile ilgili ifadelerine başvurularak tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerinin tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.