Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17175 E. 2015/31084 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17175
KARAR NO : 2015/31084
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/402863

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Manisa 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2011
NUMARASI : 2009/290 (E) ve 2011/591 (K)
SANIK : H.. K..
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar gerekçeli kararın sonuç kısmında sonuç ceza 5 ay hapis ve 3.000 TL olarak belirtilmiş ise de, sanığa temel ceza olarak 6 ay hapis ve 6 ay gün para cezası verildiği, takdiren herhangi bir artırım ve indirim yapılmadığı, 6 ay gün para cezasının ise günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrildiğinde sonuç cezanın kısa karardaki gibi 6 ay hapis ve 3.600 TL adli para cezası olacağı, 5 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezasının sehven yazılmış olduğu, bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın işletmeciliğini yaptığı oto kiralama firmasından araç kiraladığı, bu amaçla kira sözleşmesi imzaladığı, ancak sanığın aracı teslim etmesi gereken tarihte geri getirmediği, daha sonra aracın bir başka şahsa satılmak istendiği, alıcı şahsın ruhsat sahibini araştırması üzerine durumun ortaya çıktığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında aşağıda belirtilen neden dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar gerekçeli kararın sonuç kısmında sonuç ceza 5 ay hapis ve 3.000 TL olarak belirtilmiş ise de, sanığa temel ceza olarak 6 ay hapis ve 6 ay gün para cezası verildiği, takdiren herhangi bir artırım ve indirim yapılmadığı, 6 ay gün para cezasının ise günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrildiğinde sonuç cezanın kısa karardaki gibi 6 ay hapis ve 3.600 TL adli para cezası olacağı, 5 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezasının sehven yazılmış olduğu, bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”180 gün” ve ”3600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün” ve ”100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.