YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17347
KARAR NO : 2013/19359
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, basit kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat, temyiz talebinin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesinin birinci bendinin Anayasa Mahkemesi’nin 23/07/2009 gün 2006/65 Esas 2009/114 Karar sayılı ilamı ile iptal edilmesi, bu kararın da Resmi Gazete’de yayımlandığı 07/10/2009 tarihinden itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girmesi, Kanun’un yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihi ile 6217 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihleri arasında verilen bütün kararların temyize tabi olması karşısında, usul ve yasaya aykırı bulunan 16/03/2011 tarih ve 2010/256 Esas, 2011/72 karar sayılı ve mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocukla katılanların komşu oldukları, katılan …’in, suça sürüklenen çocuğun kendi evlerine gelmesini ve kızı katılan … ile arkadaşlık yapmasını istemediği, bunu söylemek için çocuğun evine gittiği ve çocuğun annesine hakaret ederek, sizi burdan attıracağım, dediği, annesine hakaret edildiğini duyan çocuğun, katılanların evine giderek, evde bulunan kapı camlarını kırdığı ve katılan …’ye saldırdıktan sonra araya giren …’in karnına tekme attığı, …’de herhangi bir darp ve cebir izinin bulunmadığı, böylece suça sürüklenen çocuğun, Nazmiye’ye yönelik olarak mala zarar verme, …’e yönelik olarak da basit kasten yaralama suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-…’e yönelik basit kasten yaralama suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Alınan adli rapora göre, …’de darp ve cebir izinin bulunmadığı, olayın tanık … tarafından doğrulanmadığı dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun, …’e vurduğuna dair, katılanın soyut iddiasından başka mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-…’e yönelik mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk ve katılan beyanı, olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 31/2 maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. Maddesinin 4. fıkrasında, “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, kararda, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 151/1. maddesi gereğince 120 gün ve aynı Kanun’un 29/1. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 90 gün adli para cezası verilmesine ilişkin fıkradan sonra, hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “TCK’nın 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilerek”, “60 gün”, “50 gün” ve “1.000 TL” adli para cezası ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak”, “45 gün”, “37 gün” ve “740 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle ve hükümde yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtarına” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.