Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17459 E. 2013/19727 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17459
KARAR NO : 2013/19727
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanık evsahibi …’ın yanında kızı sanık … ile birlikte kiracısı …’ın kızı katılan …’ın evde anneannesi tanık … ile birlikte olduğu sırada katılan …’a sığınağın anahtarının değiştirilmesi hususunu sorduğu, katılanın da yeni aldıkları kanepe ve genç odasını koyduklarını anahtarı bu nedenle değiştirdiklerini söylemesi üzerine sanık …’ın, katılan …’a hitaben: “Benden habersiz değiştiremezsiniz, anahtarı kırarım, eşyalarınıza zarar veririm, seni de mafyaya veririm tek evin tek kızısın!” şeklinde tehdit ettiği ve katılanın kapıyı kapatıp içeri girmesi üzerine sanıkların aşağıya inip sığınaktaki deri koltukları kestikleri ve eşyalara zarar verdikleri olayda; sanıkların atılı eylemleri gerçekleştirdiklerine dair katılanların soyut iddiası dışında her türlü kuşkudan uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, tanık …’in, katılan …’nin anneannesi, katılan …’nın annesi olması nedeniyle tarafsız olmadığı, dinlenen diğer tanıklar … ve …’ın ise görgüye dayalı herhangi bir bilgilerinin olmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.