Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17617 E. 2015/22955 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17617
KARAR NO : 2015/22955
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ve ailesi tarafından işletilen … Bulvarı … petrol istasyonu içindeki … Cafe adlı işyerinin park alanına, kayden katılana ait olan … plakalı otonun suç tarihinde sabah saatlerinde park edilmesi sonrasında, ihbar üzerine polis tarafından cafe işyerinden elde edilen güvenlik kamerası görüntülerine göre; aracın sol ön kapısı önünde kısa bir süre kapı tutamağını yoklarken görüntülenen sanığın, görgü-tespit tutanağında belirlendiği üzere “sol kapı tutamağı üst kısmında üç adet 10 cm uzunluğunda yukarıdan-aşağı doğru kaportada çizikler oluşturması şeklindeki eyleminin “mala zarar verme” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak, oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci paragrafından sonra gelmek üzere “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi uyarınca 1,100 TL vekalet ücretinin Hazine’den tahsil edilerek sanığa verilmesine” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.