Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17692 E. 2014/8418 K. 29.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17692
KARAR NO : 2014/8418
KARAR TARİHİ : 29.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat, ceza vermekten vazgeçilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 03/11/2011 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı katılan sanık müdafiinin yaptığı itiraz üzerine, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yaptığı inceleme sonucunda verdiği 14/12/2011 tarih ve 2011/2043 değişik iş sayılı ret kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, katılan sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan, katılan sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır.
Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; katılan sanık …’ün, anne-oğul olan sanıklar … ve …’in üst kat komşusu olduğu, olay tarihinden önce katılan sanık ile sanıklar arasında gürültü meselesi yüzünden anlaşmazlık olduğu, suç tarihinde katılan sanık …’ün evine bayram nedeniyle misafirlerin gelmesinden dolayı gürültü meydana geldiğinden, …’in bu konuda katılan sanık … ile tartışmaya başladığı, tartışma sırasında katılan sanık …’in …’e hitaben “Kartlaşmış kadın, köpekler, siz nasıl ev sahibi oldunuz” diyerek hakarette bulunduğu, sanık …’in de …’e hitaben “Bütün gün sizi mi dinleyeceğiz
hayvanlar” diyerek hakaret ettiği , daha sonra katılan sanık …’in alt kata inerek tartışmaya devam ettiği, sanıklar … ve …’in kapıyı kapatarak içeri girmeleri üzerine, katılan sanık …’in kapıya tekme atmak suretiyle zarar verdiği anlaşılmakla; sanık … hakkında karşılıklı hakaretten dolayı TCK’nın 129/3. maddesi uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine dair karar ile katılan sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde ve sanık …’in atılı hakaret suçunu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 29/04/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.