Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/18225 E. 2014/9987 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18225
KARAR NO : 2014/9987
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı arkadaşıyla birlikte hırsızlık amacıyla … İlköğretim Okulu’na girerek şikayetçi okul müdürünün odasının camını kırmak suretiyle kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suça sürüklenen çocuk ve şikayetçi beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nin 50/1-d maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilirken, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlerden gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya karar verilebileceği ve cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden seçenek yaptırım süresinin hükmolunan cezadan daha fazla belirlenmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 50/1-d maddesine aykırı davranılması,

2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmadığı, bu hükmün uyulmayan diğer tedbir hükümleri açısından da uygulanacağı ve tedbire uyulmaması halinde TCK’nın 50. maddesinde öngörülen başka tedbirlere çevrileceği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuk hakkındaki “tedbire uyulmaması halinde, hapis cezasının kısmen ya da tamamen infaz edileceğinin ihtarına” denilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “10 ay süreyle” ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine “5 ay süre ile” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında yer alan “tedbire uyulmaması halinde, hapis cezasının kısmen ya da tamamen infaz edileceğinin ihtarına” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.