YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18667
KARAR NO : 2014/10148
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müşteki sanığın temyiz dilekçesinin içeriğinden, hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararı ile birlikte, diğer müşteki sanık … hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarına karşı da temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Müşteki sanık … hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarına karşı, müşteki sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Müşteki sanığın duruşmada davaya katılmak istemediğini beyan etmesi ve katılan sıfatı kazanmaması karşısında, diğer müşteki sanık … … hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmaması nedeniyle, temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Mala zarar verme suçundan mahkumiyetine dair karara karşı müşteki sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Müşteki sanığın trafikte tartıştığı …’nın aracına eliyle vurarak kaportasında göçük meydana getirmek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda;
1-Sanığın temyiz dilekçesinde cezai ehliyetinin bulunmadığını, buna ilişkin Adli Tıp raporunun Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/ 1156 dava dosyasında bulunduğunu beyan etmesi ve bilahare İstanbul Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nun 17.08.2009 tarihli raporu dilekçe ekinde göndermesi karşısında; sanığın suç tarihinde şuurunu veya hareket serbestisini tamamen ya da kısmen kaldıracak surette akıl hastalığı bulunup bulunmadığı dolayısı ile 5237 sayılı TCK’nun 32. maddesinin tatbikinin gerekip gerekmeyeceği hususunda rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2-01/06/2011 tarihli duruşma tutanağının 1 ve 2. sayfalarının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 219. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.