YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18674
KARAR NO : 2014/9477
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuk …’in, olay tarihinde saat 16.30 sularında… Mahallesi Bahçelievler Caddesi Karasu kavşağında bulunan Adana Emniyet Müdürlüğü’ne ait mobese kamerasına taş atarak, kırıp zarar verdiği iddia edilen somut olayda; suça sürüklenen çocuğun ikrarı, olay yeri CD’si ve olay yeri görgü tespit tutanağı ile kolluk tutanaklarından suça sürüklenen çocuğun mobese kamerasına taş atarak zarar verdiği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Kanun’un 11. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş on beş yaşını doldurmamış çocuklar ile on beş
yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması halinde mahkemece suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir verilebileceği gözetilmeden 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince tedbire hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından ”Suça sürüklenen çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; suça sürüklenen çocuğa da eğitim ve gelişimi ile ilgili sorunlarının çözümünde yol gösterilmesi amacı ile 5395 sayılı ÇKK’nın 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına ve suça sürüklenen çocuğa ve çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere danışma ve toplum merkezleri aracılığıyla danışmanlık hizmeti verilmesi için karar örneğinin Milli Eğitim İl Müdürlüğü’ne gönderilmesine, suça sürüklenen çocuğun kişiliğine ve sosyal durumuna göre hakkında 5395 sayılı ÇKK’nın 5/1-b maddesi uyarınca eğitim tedbiri uygulanmasına, yaşına uygun eğitim kurumuna kaydının yapılarak yarım kalan eğitiminin tamamlanması için karar örneğinin Milli Eğitim İl Müdürlüğüne gönderilmesine” ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.