YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18695
KARAR NO : 2013/19388
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Olay tarihinde sanıkların, katılana ait olan ikametin bahçe duvarını yıktıkları ve bahçe içerisinde bulunan ağaçları söktüklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; ihtilat konusu bu yerin, kamunun ortak kullanımına açık olan yol niteliğinde bulunduğu ancak, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında katılanın üzerine kayıtlandığı; ayrıca katılanın evinin etrafında herhangi bir ağacın bulunmadığının tespit edildiği, tanıkların alınan ifadelerinde; köyde yangın çıkması nedeniyle yangını söndürmeye gelen itfaiye aracının yolun dar olmasından dolayı söz konusu yoldan geçemeyerek yangına müdahale edemediği, bu nedenle köy derneğinde yolun genişletilmesine ilişkin karar alındığı ve katılanın da alınan karara rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların söz konusu duvarın yıkılarak ortak kullanılan yolun genişletilmesi şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinde suç kasıtlarının bulunmadığı, katılana ait olan ağacın kesilmesi eyleminin ise sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin katılanın iddiasından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilememesi dikkate alınarak; sanıklar haklarında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-… hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden önce 22.05.2010 tarihinde vefat ettiğinin UYAP üzerinden MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nIn 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.