YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1873
KARAR NO : 2014/18214
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası
vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Temyiz dışı sanık …’ın …. Sigorta tarafından 153842705 numaralı kasko poliçesi ile sigortalanmış olan …plaka sayılı otomobilin sahibi olduğu ve olay tarihi öncesinde otomobilin kasko sigortası bedelinden faydalanmak amacıyla dolandırıcılık yapma hususunda sanık … ve temyiz dışı sanık … ile eylem ve fikir birliğine vardığı, bu amaca yönelik olarak; …’in, aracının 28.03.2006 tarihi gece saat: 03.00 sıralarında çalındığını bildirmek suretiyle … İlçe Emniyet Müdürlüğüne suç ihbarında bulunarak soruşturma başlatılmasını sağladığı ve düzenlenen tutanakları 05.04.2006 tarihinde Anadolu Sigorta Genel Müdürlüğüne ibraz ederek kasko bedelinin ödenmesi hususunda başvuruda bulunduğu,… ve …’in ise bu otomobilin elden çıkarılması işini üstlendikleri, bu hususların Söke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması yöntemiyle yürütülen bir soruşturma sırasında … ve … arasında gerçekleştirilen telefon konuşmaları içeriğine yansıdığı, …’ın çalıntı ihbarından 2 gün önce 25.03.2006 tarihinde bu otomobili…. isimli bir şahsa satmaya çalıştığı, Söke İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı kolluk güçlerinin 28/03/2006 günü saat 02:00 sıralarında bu bilgilerden hareketle Söke ilçesi merkezinde bulunan …Petrol isimli işyeri civarında tertibat alarak sanığı beklemeye başladıkları, ilk olarak eskortluk yaptığı anlaşılan sanık …’in saat 02.35 sıralarında bir otomobille geçiş yaptığı, hemen ardından da …’ın sürücülüğünü yaptığı suça konu … plaka sayılı otomobille geçiş yaptığı, kolluk güçlerinin “dur” ihtarında bulunmasına karşın adı geçen şahısların ihtara uymayarak kaçmaları sebebiyle yakalanamadıkları, otomobilin de bu nedenle ele geçirilemediği,… Genel Müdürlüğünün, çalındığı ihbarıyla 05.04.2006 tarihinde başvuruda bulunulan sözkonusu aracın sonradan bulunduğu bildirildiğinden bir hasar ödemesi yapmadığı, bu nedenle
eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının iddia edildiği olayda, eylemin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.