YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18808
KARAR NO : 2014/10016
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 31/05/2011 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı suça sürüklenen çocuk müdafiinin, 31/05/2011 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı itirazı üzerine, Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararı ile verilen hükümlerin kesinleştiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma
getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuk …’ın, Bafra T Tipi kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak kaldığı, suça sürüklenen çocuğun 07/02/2010 tarihinde kaldığı tekli C-4 nolu odanın duvarındaki prizi çıkararak şase yaptırmak suretiyle yatağını yaktığı, suça sürüklenen çocuğun, 15/02/2010 tarihinde ise yine kaldığı C-4 nolu tekli odada kapılara tekme vururak sesler çıkardığı, memurlarca uyarıldığı, daha sonra odada bulunan lavaboyu kırarak parçalarını koğuş kapısının gözetleme yerinden dışarıya fırlattığı, pencere camını kırarak atılı kamu malına zarar verme suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal edilmesi suretiyle, kaldığı cezaevinde farklı tarihlerde birden fazla kez kamu malına zarar verme suçunu işlemesi karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.