YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18931
KARAR NO : 2015/31620
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2012/18237
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2011
NUMARASI : 2009/466 (E) ve 2011/270 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
….. Gıda İnşaat Tekstil Tarım Sanayi ve Ticaret Limitet şirketi ortağı olan sanığın, şirketteki hisselerini 01.05.2007 tarihinde devretmesine ve şirketi temsile de yetkili olmamasına karşın suça konu 20.08.2007 tarihli ve 6.275.00 lira meblağlı çeki keşide ederek tedavüle sürdüğünün iddia olunduğu olayda;
Suça konu çekin keşide tarihi 20.08.2007 olarak görünmekte ise de, çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenebilmelerinin imkân dâhilinde olması da dikkate alınarak, belirtilen çekin ….. şirketi tarafından şikâyetçi…… Hizmetleri şirketine 17.05.2007 tarihinde verilmiş olması ve adı geçen şirket yetkilisi olan tanık N.. K..’nın yargılama aşamasındaki beyanında, …. şirketinin gerçek ve büyük bir şirket olduğunu belirtmesi ile …. şirketinin araştırılan adresinin …. şirketince sunulan faturadaki adresle birebir aynı olmaması karşısında; …. Medikal Hastanesi Temizlik Gıda ve Otel Malzemeleri Limited şirketinden suça konu alışverişe ilişkin ticari defter, belge, muhasebe ve bilgisayar kayıtlarının getirtilmesi ile söz konusu alışverişin gerçek olup olmadığı, …. şirketinin hangi yetkili temsilcisi ile sözleşme yapıldığı, malların nereye teslim edildiği, buna ilişkin sevk irsaliyesinin bulunup bulunmadığı, çekin hangi tarihte alındığı ve kayıtlara ne zaman girdiği, daha öncesinde sanığın şirketi ile ….şirketi ya da …..şirketi arasında hukuki ilişki bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması sonucunda, ….. şirketinin gerçek bir şirket olduğunun tespit edilmesi halinde, bu şirket kayıtlarından ve yetkili temsilcilerinden suça konu çekin sanıktan hangi hukuki ilişkiye istinaden ve hangi tarihte alındığı, başka bir deyişle sanığın yetkili olduğu dönemde ve önceden doğan borca karşılık verilip verilmediği hususları araştırılarak suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi; yerel mahkemenin kabulünde olduğu gibi, ….. şirketinin gerçek bir şirket olmadığı ve ….. şirketinin çeki sanıktan veya başka birisinden aldığını ispatlayamaması durumunda ise, ciro zinciri de dikkate alınarak, …. şirketi ile sanığın muvazaalı bir şekilde çeki bu şekilde düzenleyerek şikayetçi şirkete verdikleri sonucuna ulaşılacağından ve …. şirket yetkilisinin beyanında, suça konu çekin kendilerine ….. şirketinin önceki borçlarına istinaden ve teminat olarak verildiğini belirtmesi de göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu şirketlerin kayıtları incelenerek, çekin …. şirketine önceden doğan borçları karşılığında mı yoksa o sırada aralarında yaptıkları alışveriş sonucunda mı verildiği hususlarının araştırılması ve gerekirse bu konuda adı geçen şirketlerin suç tarihindeki yetkili temsilcileri ile tanık N.. K..’nın da beyanlarına başvurulması ve …. şirketi adına yapılan ciranta yazı ve imzalarının, sanık ya da belirlenen bu yetkili temsilcilere ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sanık ile birlikte hareket eden ….. şirketinin önceden doğmuş bir zarar veya bir borç için hileli davranışlarda bulunduğunun anlaşılması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı da gözetilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri yerine, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.