YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19050
KARAR NO : 2013/15985
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
Özel belgede sahtecilik suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/12/2011 tarihli ve 2011/182128 soruşturma, 2012/26849 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/11/2012 tarihli ve 2012/1731 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/04/2013 gün ve 2013/6531/26283 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2013 gün ve 2013/145114 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçilerin, şüphelilerden … ve …’ya bir borç ilişkisi nedeniyle verdiklerini ve 10/09/2009 tarihinde ödediklerini iddia ettikleri bedelsiz kalmış 10/06/2008 tarihli ve alacaklı kısmı boş bırakılmış 20.000,00 Türk lirası tutarındaki senedin, şüpheliler tarafından doldurularak icraya konulduğu şikâyeti üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, şüpheliler hakkında kamu davası açmayı haklı gösterecek delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısınca başta şüpheliler … ve … olmak üzere, şüpheli … tarafından sunulan protokolde adı geçen şahısların ve müştekilerce gösterilen diğer tanıkların dinlenilmesi, müştekilerin delil
olarak sunduğu … tarafından imzalı 10/09/2009 tarihli ibranameye konu hukuki ilişkinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli araştırmanın yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturmanın yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; … 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07/11/2012 tarih ve 2012/1731 D. … sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 28/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.