YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19214
KARAR NO : 2014/8416
KARAR TARİHİ : 29.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, kardeşi olan katılan …’in bahçesine girerek zeytin fidanlarından birini tamamen yerinden söktüğü, diğerini de gövdesinden kırdığı anlaşılmakla, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 152/1-c maddesinde düzenlenen “ Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme” suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde ve sanığın katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, temyiz isteminin reddine yönelik ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, henüz yürürlükte bulunmayan 5271 sayılı CMK’nın 296/1. maddesi uyarınca ret kararı verilmesi,
2-UYAP üzerinden MERNİS’ten temin edilen nüfus kayıt örneklerinden sanık ile katılan …’in ayrı konutlarda yaşayan kardeş olduklarının anlaşılması karşısında, TCK’nın 167/2. maddesi gereğince cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
3-Tayin olunan hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, bir gün karşılığı takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 15/05/2013 tarihli ek kararın hüküm fıkrasından “CMK 296/1. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi” ibaresinin eklenmesi ve katılan …’e yönelik nitelikli mala zarar verme suçuna ilişkin olarak TCK’nın 152/1-c. maddesi gereğince tayin olunan 1 yıl hapis cezasının aynı kanunun 167/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirilerek 6 ay hapis cezasına ve 62. maddesi ile de 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 5 ay hapis cezasına indirilmesi, hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince 150 gün adli para cezasına çevrilerek, günlüğü aynı kanunun 52. maddesi uyarınca sanığın şahsi ve ekonomik durumu dikkate alınıp 20 TL’den hesap edilerek 3.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına denilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/04/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.