YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19425
KARAR NO : 2014/15301
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi …’in … … marka aracını satmak için gazeteye verdiği ilan üzerine şikayetçiyi arayan …’ın … A … işi ile uğraştığını ve aracını satın almak istediğini söylediği, şikayetçi … …’in kendisine verilen adrese geldiğinde sanık ile tanıştığı, sanık ve … ile aracın 18.500 TL karşılığında satışı için anlaştıkları, anlaşma doğrultusunda sanığın aracın 4.500 TL olan vergi borcunu ödedikten sonra kalan 14.500 TL’yi şikayetçiye vermesi gerektiği, … ..’in Ankara 41. Noterliğinde aracın satışı için sanık …’e 20 günlük süre ile vekalet verdiği, noterden sonra şikayetçi ile sanığın büroya döndükleri, …’in vergi borcunu ödemek üzere araç ile bürodan ayrıldığı, sanık …’de telefon ile konuşarak dışarıya çıktığı, bir süre sonra büroda bulunan … isimli şahsa telefon geldiği, telefon ile konuşan … isimli şahsın şikayetçiye …. kendisini parayı ödemek için …. … Şubesinde beklediğini söylediği, … Şubesine giden şikayetçinin …. bulamayınca, telefon ile aradığı, telefonu kapalı olduğu için tekrar bürosuna gittiği, sanığın büroyu terk edep kaçtığını görünce dolandırıldığını anlayarak verdiği vekaletnameyi azletmek amacıyla Ankara 41. Noterliğine gittiğinde aracın satılmış olduğunu öğrendiği, sanığın bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında; TCK’nın 53. maddesinin uygulanması hususunda karar verilmemesi, anılan madde de belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmasının hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olması karşısında; bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.