YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1960
KARAR NO : 2014/9387
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’in, katılanın işletmeciliğini yapmış olduğu…. ve BRL Kundura isimli işyerlerinde 2000 yılından itibaren çalıştığı, sanığın BRL kunduranın üst katında bir müşteriye baktığı sırada alt katta bulunan tanık …’tan üst kata 4 adet scooter, 4 adet greyder ve 2 adet king paolo marka ayakkabı istediği, tanığın ayakkabıları yukarı çıkarıp bıraktıktan sonra aşağıya indiği, bir müddet sonra müşterinin işyerinden ayrıldığı, akabinde de sanığın işyerinden elinde bulunan poşetler ile çıkarken tanık …’nin görüp işyerine girerek üst kata çıkıp ayakkabı kutularına baktığında kutuların içerisinin boş olduğunu gördüğünü bu nedenle sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda, 14.11.2009 tarihinde sanığın işinden ayrıldığı, işten ayrıldıktan sonra tazminatın ödenmemesi üzerine Tekirdağ İş Mahkemesinin 2010/12 esas sayılı dosyası ile 15.01.2010 tarihinde katılan aleyhine tazminat davası açıldığı, tazminat davasının açılmasından sonra katkılan vekili aracılığı ile 18.03.2010 tarihinde Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vererek
sanığın 15.11.2009 tarihinde sorumlu olarak çalıştığı ayakkabı mağazasından ayakkabı alarak işyerinden ayrıldığını belirtmek suretiyle sanıktan şikayetçi oldukları, böylece katılanın 15.11.2009 tarihinde gerçekleştiğini iddia ettiği olayla ilgili şikayetini olaydan yaklaşık dört ay sonra yapılmış olması, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanın çelişkili beyanlarından başka yeterli delil elde edilemediğinden sanığın beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.