Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1965 E. 2014/17956 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1965
KARAR NO : 2014/17956
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk
oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.’nin bir aile şirketi olduğu, sanık …’ın bu şirketi temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olup oğlu … ile kardeşleri …’in şirkette çalıştıkları, katılan sanıklar …, ve …’ün de bu şirkete ait araçlarda 02/01/2006 ilâ 12/04/2008 tarihleri arasında şoför olarak çalıştıkları, katılan sanık … ve arkadaşlarının çalıştıkları dönem içerisinde çıktıkları seferlerde yol güzergahı gözetilerek kendilerine verilen mazottan tasarruf ederek bu mazotu satmak suretiyle kendilerine haksız menfaat temin ettikleri, toplam 123.055,40-TL şirketi zarara uğrattıkları, şirket yetkilisi olan sanık …’in bu durumun farkına vardığında diğer sanıklar… olduğu halde katılan sanıkları 12/04/2008 günü saat 11:30’da toplantıya çağırdığı, belinde temin olunamayan tabanca olduğu halde “siz mazot satıyormuşsunuz, bu hususu konuşmadan dışarıya çıkamazsınız, ancak ben izin verirsem dışarıya çıkarsınız” şeklinde sözler sarf ettiği ve böylelikle bu kişiler üzerinde kendisi ile yanındaki diğer suç ortağı sanıklarla birlikte karşı taraf üzerinde korku ve endişe oluşturduğu, katılan sanık … ve arkadaşlarının mazot satma işini toplantıda doğruladıkları, buna ilişkin tutanakları ve senetleri imzaladıkları iddia edilen olayda, sanıklar …,.ve … hakkında, diğer katılan sanıkları tehdit ettiklerine ilişkin …’un mahkemede alınan ifadesinde, sanıkların kendilerine karşı öldürürüz, asarız, keseriz gibi tehdit edici sözler söylemediklerini sadece bu işi halletmeden dışarı çıkmak yok şeklinde söz söylediklerini sanıkların hiç birinde tabanca görmediğini, … sanıklarda herhangi bir silah görmediğini tüm şoförleri konteyner içerisine çağırıp mazotlarda açık olup kendilerinin mazot sattığını söyleyip bu meselenin burada hallolmadan çıkılmayacağını belirttiği, …,.’ün benzer şekilde beyanda bulundukları, …’ın beyanında kendilerinin yazıhane şeklindeki konteynerin içine alıp kapıyı kapattıklarını ancak kilitlemediklerini belirttiği, CD inceleme tutanağında şoför olan şahısların çeşitli zamanlarda bir kaç kez mazot sattıklarını belirttikleri, …’ın şoför olan katılan sanıklara hitaben “ben bunları hak ettim mi, maaşlarınızı hiç aksattım mı, hiç paranız kaldı mı” diye sorduğunda şoförlerin hiç paralarının kalmadığını ve kendisinin bunu hak etmediğini söyledikleri, CD çözüm tutanağının bir bütün olarak değerlendirildiğinde şoför olan
Katılan sanıklara tehdit edici bir kelimenin olmadığı, … isimli şahsın şoförler tarafından kamyonlardan mazot çalınması olayını aydınlatmaya yönelik olarak konuşma yaptığı ve sorunun çözümüne yönelik ifadeler kullandığı göz önünde bulundurularak sanıkların üzerlerine atılı tehdit suçunu işlediklerine dair delil elde edilemediğinden beraatlerına, katılan sanıklar …, ve …’ün bir kaç kez cüzi miktarda mazot sattıkları yönündeki tevil yollu ikrarları, CD inceleme tutanağı, sanıkların imzalarını inkar etmediklerini, tutanaktır başlığını taşıyan belirli miktarlardaki mazotu çeşitli bölgelerde sattıklarını kabul ettiklerine dair tutanaklar ve vermiş oldukları senetler göz önünde bulundurularak, bu sanıkların … Nakliyat ve Tic. Ltd Şti’de kamyon şoförü olarak hizmet sözleşmesi ile çalıştıkları kullandıkları kamyonların depolarından mazot alarak şirket yetkililerinin bilgisi dışında bunları çeşitli yerlerde satarak kendi menfaatlerine sarf ettikleri, bu şekilde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Katılan sanıklar hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunda eylemlerini birden fazla kez gerçekleştirmeleri nedeniyle TCK’nın 43. maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğu ayrıca sanıklar …,. ve … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilirken sonuç cezanın 6000 TL yerine 3000 TL olarak çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanıklar …,. katılan sanıklar …, haklarında kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar vekili ve sanık …’ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar , … haklarında kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve sanıklar …, … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.