Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1986 E. 2014/17261 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1986
KARAR NO : 2014/17261
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, katılana gömü altın bulduklarına dair yalan söyleyip, bu duruma inanan katılan ile Muğla ilinde görüşüp sözde altınları para karşılığında kendisine vereceklerini vaat ederek öncesinde sanık …’nin elinde bir çanta ile gelip içindeki altınları gösterip bir adet numune altın vererek, ellerinde buna benzer bir çok altın olduğu kanısını uyandırmak suretiyle katılan ile pazarlık yapıp anlaştıktan sonra, kimliği tespit edilemeyen faili meçhul şüpheli … isimli kişi ile sanık …’in ormanlık bir alanda katılan ile buluşup, temyiz dışı sanık …’nın katılandan sözde altınlar karşılığında 100.000 TL parayı aldığı ve altınları getirme bahanesiyle olay yerinden ayrılıp katılan ile olan irtibatını kestiği, sanık …’in olay sırasında katılan tarafından yakalanarak emniyet ekiplerine teslim edildiği, yürütülen hazırlık soruşturması kapsamında fotoğrafları temin edilen ve katılan tarafından kesin bir şekilde teşhis edilen sanık … ile sanık …’ın, bu şekilde haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.