YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20020
KARAR NO : 2014/10675
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına dair sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, karar tarihi nazara alındığında; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu’na, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici madde 2 ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B-Mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına dair sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın ortak olduğu şirkette çalışan katılanın, eski bir çalışanın şirkete açtığı davada, şirket aleyhine tanıklık yapması ve davanın kaybedilmesine sinirlenen sanığın, katılana yumruk atıp, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede kasten yaraladığı ve katılanın aracına tekme atarak, kapıda göçük meydana gelmesine sebebiyet verdiği somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel cezanın belirlenmesi sırasında hapis cezasına tercih edilen gün para cezasının, gün üzerinden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, ay üzerinde belirlenip, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle, TCK’nın 52/2, 61 ve CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “4 ay karşılığı günlüğü 30 TL’den” ifadesi yerine ”120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1 gün karşılığı TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca 30 TL’den” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına dair sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tanıklığın bir kamu görevi olması ve katılanın tanık olarak mahkemede verdiği ifade nedeniyle sanık tarafından darp edilmesi karşısında; sanık hakkında TCK 86/3-c hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Katılanın atılı kasten yaralama suçundan maddi bir zararının bulunmadığı gibi, manevi zararların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi sırasında nazara alınamayacağı gözetildiğinde; denetime olanak verecek şekilde yasal ve yeterli gerekçe ortaya konulmadan, daha önceden sabıkası bulunmayan sanık hakkında, şartlar oluşmadığından denilmekle yetinilerek yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Temel cezanın belirlenmesi sırasında hapis cezasına tercih edilen gün para cezasının, gün üzerinden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, ay üzerinde belirlenip, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle, TCK’nın 52/2, 61 ve CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.